BAZEN BAŞARISIZLIK, YETERİNCE İYİ OLMADIĞINIZI DEĞİL, DÜNYANIN DEĞİŞTİĞİNİ ÖĞRETİR.

Yıllarca relocation ve iç mimarlık alanlarında çalıştım. Karmaşık ihtiyaçları anlamak, insanları ve süreçleri koordine etmek, sistemler kurmak ve fikirleri somut sonuçlara dönüştürmek işimin bir parçasıydı. Ve başarılıydım.

Belki de tam bu yüzden moda tasarımına geçip kendi markamı kurarken kendime fazlasıyla güveniyordum.

Şöyle düşündüm: Tasarlayabiliyorsam, üretebiliyorsam, bir atölyeyi yönetebiliyor ve gerçekten iyi bir ürün ortaya çıkarabiliyorsam tamamdır; bu iş yürür, bunu da başarabilirim.

Ama başaramadım.

Ürün iyiydi. Tasarımlar iyiydi. Çok çalışıyordum. Fakat bunların hiçbiri tek başına yeterli olmadı.

Çünkü ben temelden değişmiş bir pazarda, yeni bir işletmeyi eski dünyanın ticari düşünme biçimiyle büyütmeye çalışıyordum.

Bu başarısızlık benim için bir dönüm noktası oldu. Yaklaşık bir yıl boyunca tek bir sorunun peşine düştüm:

İyi bir iş, neden hak ettiği geliri üretemez?

Pazarlama, satış, konumlandırma, teklif oluşturma, müşteri kazanımı, dijital reklam ve büyüme sistemleri üzerine çalışan dünyanın önde gelen isimlerinin kitaplarını okudum; çalışmalarını ve yöntemlerini inceledim.

Zamanla şunu fark ettim: Değişen yalnızca pazarlama araçları değildi. İnsanların bir işletmeyi keşfetme, araştırma, ona güvenme ve satın alma kararı verme biçimi bütünüyle değişmişti.

Daha sonra Fatih Çoban’dan aldığım İşletme Doktorluğu eğitimi, yıllardır sezgisel olarak yaptığım bir şeye daha net bir çerçeveden bakmamı sağladı: Görünen sorunla yetinmemek, işletmeyi bir bütün olarak okumak ve ilerlemeyi durduran asıl nedeni bulmak.

Bu eğitimle birlikte şunu gördüm: Relocation ve iç mimarlık yıllarım boyunca yaptığım şey aslında yalnızca hizmet vermek ya da tasarım yapmak değildi. Karmaşık bir yapıyı anlamak, parçalar arasındaki ilişkiyi kurmak ve işlemeyen noktayı yeniden tasarlamaktı.

Şimdi bu yaklaşım, öğrendiğim modern pazarlama, satış ve dijital büyüme sistemleriyle aynı yerde buluşuyordu.

Structure & Scale böyle doğdu.

Bugün, işinde gerçekten iyi olduğu hâlde sahip olduğu değeri görünürlüğe, satışa ve gelire dönüştürmekte zorlanan profesyonellerle ve işletmelerle çalışıyorum.

Onları influencer’a dönüştürmeye çalışmıyorum.

Yaptıkları işi doğru konumlandırıyor, uzmanlıklarının doğru insanlar tarafından görülmesini sağlıyor ve bu görünürlüğü talebe, satışa ve sürdürülebilir gelire dönüştürecek sistemi kuruyorum.

Çünkü kendi yolculuğum bana basit ama bedeli yüksek bir şey öğretti:

Artık yalnızca iyi olmak yetmiyor.

Doğru insanların sizi görmesi, ne yaptığınızı anlaması ve neden sizi seçmeleri gerektiğini bilmesi gerekiyor.